Müslüman Kılıklı Misyonerler

*

müslüman kilikli misyonerler, misyonerlik, ihsan süreyya sirma sömürü ajani ingiliz misyonerler, atatürk devrimleri, sahte hocalar, sahte alimler, sözde alimler, sözde hocalar, sapik hocalar,

***

Bundan yaklaşık iki yıl evvel bir gazetede “Müslüman Kılıklı Misyonerler” başlıklı şöyle bir haber yayınlanmıştı:

“MİT, Dünya Kiliseler Konseyi’nin “kaynaştırma”, “kültürel bağdaştırma” adı altında tanımladığı, ABD merkezli iki misyoner organizasyonun Türkiye’de C5 grubu ve “Frontier Mission” adıyla faaliyet yürüttüğünü belirledi. İslam ve Hıristiyanlığın ortak noktaları üzerinden hareket eden grupların, niyetlerini perdelemek ve halkı daha rahat etkilemek için Müslüman gibi görünüp “Besmele” çektiği ifade edildi. Namaz kılan, “Selamün aleyküm” demeyi ihmal etmeyen, ezan okunduğunda “Aziz Allah” diyen grubun Müslüman isimleri ile birbirlerine seslendikleri vurgulandı. 4 sayfalık raporda, diyalog temasını işleyen bu yapılanmanın Kur’an-Tevrat-İncil karışımı “Gerçek Furkan” adında bir kitap üzerinde yoğunlaştığı kaydedildi.”

Bilindiği gibi Misyonerlerin ana gayesi Islam’ı yok etmektir. Hatta bu konuda Ingiliz Misyoner teşkilatı tarafından kitaplar dahi yazdırılmıştır. Bununla alakalı, en calib-i dikkat olan, Ingiliz Sömürge bakanlığı tarafından hazırlananıdır. Misyoner-casus Hampher’in “Islam’ı nasıl yok edelim?” adlı kitabı oldukça ilginçtir.[1]

Bu kitapta Müslümanların kırılması gereken kuvvetli yönleri tespit ediliyor. Yıkmayı tasarladıkları Müslümanların kuvvetli yönlerinden bazıları şunlardır:

1 – Her türlü ırk, dil, kültür ve milliyetçilik taassubunun Islam’la kaldırılarak, bunun yerine Islam’ın konmuş olması.

2 – Iman akidelerini öğrenme nokta-i nazarından, din alimlerine olan bağlılık ve saygı.

3 – Bütün Müslümanların, mevcut halifeyi, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in meşru halifesi ve ulü’l-emr sayarak, ona saygı beslemeleri.

4 – Kafirlere karşı cihadın vacip oluşu.

5 – Islam’ın diğer bütün dinlerden üstün olduğu inancı.

6 – Müslümanların, büyük bir şevk ve iştiyakla namaz, oruç ve hacc farizalarına olan bağlılıkları.

7 – Iman ve ihlas yönünden, Islam akaidine (inancına) olan kesin bağlılık.

8 – Genç ihtiyar; herkesin, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in Sünnetini öğrenmekteki gayreti; aile bağlarının kuvvetli olması.

9 – Kadınların, fesad ve gayr-i meşru ilişkilerden uzaklaştıran peçeye kesin olarak riayet edilmesi.

10 – Cemaatle kılınan namazın tercihe şayan olması ve Müslümanların, bu münasebetle günde birkaç defa bir araya gelmeleri.

11 – Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), ehl-i beyt, ulema ve suleha türbelerine saygı gösterilerek, buraların toplantı yeri haline getirilmesi.

12 – Evliliğin teşviki, çok çocuk sahibi olmanın tavsiye edilmesi ve birden fazla kadınla evlenmenin caiz olması.

13 – Kur’an ve Sünnete kesin bağlılık ve her ikisini de hayatlarına tatbik etme gayreti; bu gayretin onları cennete götüreceği inancı.[2]

*

Müslümanların bu yönleri misyoner-casuslar vasıtasıyla tesbit edildikten sonra; bu kuvvetli yönleri nasıl zayıflatacakları ve onları nasıl yıkacakları hakkında da elbette bazı kararlar alınmıştır. Peki alınan bu kararlar kimlerin eliyle tatbik edilecektir? Elbette “bizden sanılan”ların, yani “Müslüman kılıklı”ların eliyle. Mesela “bizden sanılan” idareci, tarihçi, din adamı, yazar, gazeteci, sivil toplum örgütleri vs.

Şimdi isterseniz Türkiye’de gündeme gelen tarihçilerin, “sözde” din adamlarının, sivil toplum örgütleri ve gazetecilerin dillendirdikleri bazı meseleleri tekrar gözümüzün önüne getirelim ve fakat bunu yaparken M. Kemal’in inkılaplarını da göz ardı etmeyelim.

*

Aşağıdaki maddeleri, yukarıdaki maddelerle tek tek karşılaştıralım…

*

1 – Türkçülük, Kürtçülük tartışmaları… “Araplar bizi arkadan vurdu”, “Türkün türkten başka dostu yoktur”, “Ne mutlu Türküm diyene” vs. sloganları…

2 – Günümüzde bazı “sözde” din adamlarının muteber alimlerimizi kötülemeleri ve itibarlarını sarsmaya yönelik yayınları. M. Kemal döneminde din derslerinin yasaklanması ve son olarak CHP’nin din derslerine karşı çıkması.

3 – Halifeliğin kaldırılması…

4 – “Bize ne Filistin’den, onlar bize ihanet etmişti” yönündeki açıklamalar.

5 – Dinlerarası Diyalog…

6 – “Ibadet etmiyorum ama kalbim temiz” şeklindeki anlayışın hakim kılınmasına çalışılması. Ibadetlerin “Emevi uydurması” olduğuna dair iftiralar. Ayrıca Uğur Dündar’ın, sanki suç işliyorlarmış gibi Cuma namazı kılan öğrencileri gerilim fon müziğiyle Ana Haber bülteninde özel haber yapmasını hatırlayalım.

7 – Altıncı maddede zikredilenler ve buna ek olarak kader, mucize ve tasavvufun vs. inkar edilmesi. Allah Teala’nın “her şeyi bilmediğine” dair hezeyanın kusulması.

8 – Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizin Sünneti’nin “sözde” din adamları vasıtasıyla inkar edilmesi. Yine bu sözde din adamları marifetiyle Hadislerin itibarsızlaştırılmaya çalışılması. Buna karşı da kasten yanlış yorumlanan “Kur’an” ayetlerinin kalkan olarak kullanılması.

9 – Örtünmenin yasaklanması, açılmanın ve ahlaksızlığın teşvik edilmesi. Soner Yalçın’ın “inadına dekolte ve mini etek giyeceksiniz” sözlerini hatırlayalım. “Kölelikten kurtarmak ve özgürlüğe kavuşturmak” parolasıyla, kadınları moda ve reklam sektörü başta olmak üzere birçok alanda kullanarak modern köle yapmaya yönelik faaliyetler.

10 – Camilerin kapatılması, satılması… Imam Hatiplerin kapatılması… Cuma tatilinin pazara kaydırılması ve böylece Cuma namazına katılımın düşmesi… Sözde din adamları tarafından Teravih namazının inkar edilmesi.

11 – Türbelerin kapatılması… (Türbelere mum dikmek ve bez bağlamak elbette doğru değildir. Fakat bu tür yanlışların yapılması türbelerin kapatılmasını gerektirmez. Tedbir alınır, o kadar.)

12 – Doğum kontrolü, kürtaj… Ayrıca Cumhurbaşkanı’nın “en az 3 çocuk doğurun” tavsiyesine malum medya ve CHP’nin şiddetle karşı çıkışlarını hatırlayalım.

13 – Altıncı ve sekizinci maddelere bakınız.

 

**********

 

KAYNAKLAR:

 

[1] Hatırat-ı Hampher, Casus-i Ingilisi der Memalik-i Islami, Farsça tercümesi, Dr. Muhsin Müeyyidi, Tahran 1361.

[2] Hatırat-ı Hampher, Casus-i Ingilisi der Memalik-i Islami, Farsça tercümesi, Dr. Muhsin Müeyyidi, Tahran 1361, sayfa 73-76.

Ayrıca bakınız;

Prof. Dr. Ihsan Süreyya Sırma, Sömürü Ajanı Ingiliz Misyonerleri, 15. Baskı, Beyan Yayınları, Istanbul 2011, sayfa 72-74.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

www.belgelerlegercektarih.net

.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Close
Sosyal Medyada Biz!
Hesaplarımızı takip ederek en güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.