Mealistler Hangi Mezhepten?

Mahmut Toptaş…

***

Mahmut Toptaş anlatıyor:

Beni sevdiğini söyleyen biri, kendisi Hadisleri kabul etmeyerek doğru yolu bulduğundan, beni de çok sevdiğinden irşat etmek için yanıma geldi.

İkindi namazı okunmuştu. Biraz sohbetten sonra “Namazı kılalım.” dedim ve kalktım. “Sünneti de kılalım.” deyince o yerinden kalkmadı, ben Sünneti kıldım, ayağa kalkınca Kamet getirmeye niyetlendi ama ben ona “Kamet getirmek Sünnettir, senin prensiplerini bozmamak için ben Kamet getireyim.” dedim ve hem müezzinlik hem imamlık yaptım.

Namazdan sonra “Farz namazları nasıl kılarsın?” deyince “Senin kıldığın gibi dört rekat kılarım” dedi.

– Ezana karşı değilsin değil mi?

– Değilim.

– Ama Ezan okumak sünnet. Kamete karşı değilsin?

– Değilim.

– Kamet de sünnet.

– Erkek çocukları sünnet etmeye karşı mısın?

– Değilim.

– Sünnet olmak da sünnet. Namaz kılmaya başlarken Tekbir getirirken elleri kaldırmak sünnet. Elleri bağlamak sünnet. Euzü besmele çekmek sünnet. Kıyamda iken “Fatiha okuyun” diye bir ayet yok. Namaz içindeki tekbirler, rukudaki ve secdedeki tesbihler sünnet. Ne yapacaksın şimdi? Oturuşlarda okuduğumuz “Ettehıyyatü” bir hadistir, “Sübhaneke” hadistir. Bütün bunları kaldırıverirsen ne yapacaksın? İkindi namazının farzının dört rekat olduğunu Sevgili Peygamberimizden öğreniyoruz. Sevgili Peygamberimiz: “Beni namaz kılarken gördüğünüz gibi kılınız” buyurmuş. (Buhari, Sahih, K. Ezan, Bab’ül-Ezan lilmüsafir) Ya Allah’ın elçisine uyarak namaz kılacağız veya Nasrettin hocanın hindisi gibi sessiz ve hareketsiz duracağız. Sonra “senin mezhebin var.” dedim.

– Hayır yok.

– Var.

– Vallahi yok

– Billahi var.

– “Ben Kur’an’ı okuyup ona göre amel ediyorum.” dedi.

– Kur’an’ı Arapçasından okuyup anlayabiliyor musun?

– Hayır.

– Mealden okuyorsun?

– Evet.

– İşte mezhep odur. Ben Hanefi’yim. İmam Ebu Hanife (Allah ona rahmet eylesin) Kur’an’ı ve Sünneti okumuş, Tabiini görenlerden eğitim almış ve anladıklarını yazmış, ben de onun yazdıklarına göre amel ediyorum ve amelde mezhebim onun yazdıkları oluyor. Sen de bu mealini okuduğun kişinin yazdıklarına göre amel ettiğinden amelde mezhebin o kişi oluyor dedim. Elindeki meal kimin? Diye sorduğumda Süleyman Ateş’in meali olduğunu söyledi. Bak, dedim, Süleyman Ateş bey, anladığını sayfanın kenarına yazmış. Sen onu okuyup ona göre yaşamaya çalışıyorsun, sen Ateş mezhebindensin. Benim mealim de yayınlandı. Benim mealdekiler, benim anladıklarımdır. Ona uyarsan, “Toptaş” mezhebinden olursun. Kur’an-ı Kerim kime nazil olmuşsa onun anladığı, tebliğ ettiği, anlattığı, uyguladığı en doğrusudur, dediğimde aklına yattı ve gitti.

**********

KAYNAK:

Mahmut Toptaş, Sünnet Savunması, MGV Yayınları, 2. Baskı, Ankara 2017, sayfa 42-45.

*********

Kadir Çandarlıoğlu

www.belgelerlegercektarih.net

*


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Close
Sosyal Medyada Biz!
Hesaplarımızı takip ederek en güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.