Laikler ve Modernist ilahiyatçılar

*

lütfü özsahin, modernist ilahiyatcilar modernist hocalar dinde reform, hadis inkarciligi sünnet inkarciligi mealcilik, laiklik modernite

***

Sitemizi takip edenlerin malumu olduğu veçhile sünnet inkarcılığının bir emperyalist proje olarak sinsice devreye sokulduğunu ve hedefinin ise Islam’ı laikleştirmek olduğunu birçok yazımızda delilleriyle ortaya koyduk.[1] Prof. Dr. Lütfü Özşahin de bu konuyu “Kaosun Jeopolitiği ve Dinler Arası Diyalog” adlı kitabında işlemiş ve aynı gerçeklere dikkat çekmiştir.

Marmara Üniversitesi Ilahiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Dinler Tarihi alanında Yüksek Lisans – Mastır yapan, bilahare Felsefe Tarihi’nde(Siyaset Felsefesi) doktora çalışmasını bitiren, Arapça ve Ingilizce’nin yanı sıra orta derecede Ibranice ve Gürcüce bilen Prof. Dr. Lütfü Özşahin’in yukarıda adı geçen kitabından konunun ehemmiyetine ve genişçe analiz edilmiş olmasına binaen uzunca bir alıntı yapacağız.

Işte o bölüm:

Islam ülkelerinde uygulanacak en önemli strateji ve taktiklerin başında laik ve modernist kadrolar yetiştirmektir. Zira laikler genel olarak Islam’ı sadece vicdanlara mahsus bir olgu olarak, hatta bazıları yeryüzünden kovulması gereken bir inanç biçimi şeklinde görürken, modernistler de Islam’ı onun tarihselci yorumuna dayanarak belli noktalarda, özellikle ahkam (hüküm) ayetleri ve toplumla ilgili dinsel ve hukuksal uygulamaların, yine cihad ve gaza anlayışının vahyin indiği toplumun kültürüne, sosyo, ekonomik, sosyo-politik ve coğrafi yapısına göre şekillendiğini ve dinin bu boyutu ile evrensel olmadığı, tarihsel olduğu savına inanmaktadırlar. Işte bu düşünceleri ve yorumları ile Müslüman kökenli laikler ve modernistler Islam anlayışı ve tanımı noktasında büyük ölçüde buluştuklarından dolayı Batı için bir tehdit oluşturmamaktadırlar. Zira bu yorumları ile hem laikler, hem de modernistler Islam’ın medeniyet ve yaşam biçimi olduğu gerçeğini yadsıdıkları (inkar ettikleri) için dolaylı olarak batılı değer ve yargıların, tek evrensel değerler, batılı yaşam biçiminin de tek evrensel yaşam biçimi olduğunu kabul etmektedirler. Bu cümleden olmak üzere Islam’ı etkisiz hale getirmek için behemehal toplumun teveccüh göstereceği laik ve modernist lider tiplerinin üretilmesi siyasal, ekonomik ve kültürel düzlemde bu kişiliklerin karar mekanizmalarında bulunmaları sağlanmalıdır. Ayrıca modernist ve laik alim prototipleri yüceltilmeli onların eserlerinin dağıtılması ve sık sık görsel basında saygın olarak görünmeleri gerçekleştirilmelidir. Bunun için medyanın etkin rolü devreye sokulmalı, yayınlar daima gelenekçi ve fundamentalist Islam anlayışının sabote edilmesi yönünde olmalıdır. Batının modernist hareketleri desteklemesi tesadüfi değildir. Çünkü modernite doğal yapısı itibarı ile aydınlanmacı bir felsefenin ürünü olduğu için, hakikaten bireyin gelenek ve Tanrıyla ilintisini kesen mahiyeti ile tahrip edici bir özelliğe sahiptir. Bunu sadece biz söylemiyoruz. Daha çok batılı düşünürler söylemektedir. Örneğin Frankfurt ekolünün güçlü temsilcilerinden T. Adorno bu konuda şöyle der:

“Aydınlanma hiç durmadan kendi kendini tahrip etmiştir ve totaliterdir. Maalesef aydınlatılmış yeryüzü bugün muzaffer bir felaketin belirtilerini yaşıyor.” Horkheimer’e göre Aydınlanma filozofları dine akıl adına saldırmışlardır. Ancak sonuçta kendi çabalarının güç kaynağı olan metafizik ve nesnel akıl kavramını öldürmüş oldular. (Bakınız; Max Horkheimer, Theodor W. Adorno, Aydınlanmanın Diyalektiği, sayfa 12, 102, 103.)

Bundan dolayıdır ki, yeryüzündeki muzaffer felaketi yaşatan modernist hareketlerin desteklenmesi ile, her şeyden önce batının ilmi, felsefi ve teknolojik tahakkümünü daha da derinleştireceğinden kuşku duymayan batılı toplumsal mühendisler modernist Islami hareketleri, Islam toplumlarının önlerine numune-i imtisal (güzel örnek) olarak sunmaktadırlar.

Özellikle eğitim kurumlarında gençlere Islam öncesi ve sonrasını içermeyen moderniteyi temel alan tarih bilincinin aşılanması, tarihsel dönem ve atılımların batı medeniyetinin tarihsel serüveni dikkate alınarak anlatılması, yani batının geçirdiği tarihsel evrelerin her millet ve medeniyet için evrensel bir ölçü teşkil ettiğinin kavratılması lazımdır.

Bu yöntemle tarihsel hafızaları dumura uğrayan, hafızaları yeniden inşa edilen gençlerin Islam dininin medeniyet ve devlet kurma iddiasında olan bir inanç sistemi olduğu, geçmişte çeşitli coğrafyalarda ve bölgelerde parlak uygarlıklar kurduğu, insanlığa barış ve adalet getirdiği şeklindeki düşünceleri kendiliğinden bertaraf edilmiş olacaktır. Bütün bu taktik ve yöntemleri planlı ve sistematik bir şekilde spordan turizme, izcilik kamplarına, ta kimsesiz çocuk yuvalarına kadar hayatın her alanına sokmak gerekir, bundan dolayı laikleri ve modernistleri seçici bir şekilde desteklemek kaçınılmazdır. (…)

Bu yönteme göre laiklerin ve modernistlerin şöyle bir strateji ile laikliği anlatmaları daha uygun olur: laikliğin Islam’ın özünden kaynaklandığı, Kur’an’a göre din ve devlet işlerinin kesinlikle bir birinden ayrı olduğu, Islam ve Türk tarihinde hiçbir zaman tamamen şeriat’e dayalı bir devlet ve uygarlığın kurulmadığı, şeriat devleti diye isimlendirilen bir çok devletin gerçekte Islam’dan önceki uygarlıklardan devşirilen kazanımları temel alan, örfi hukuka dayanan vahiy kökenli hiçbir yasa içermeyen seküler devletler olduğu savı (iddiası), hararetle telkin edilmeli, gerekirse bu görüşe uygun düşecek olan ayet ve hadislerin seçilerek kullanılması yoluyla bu tezin dini anlamda da meşruiyetini sağlayacak yayınların çoğalması desteklenmelidir. Yani Dine karşı dinin savaştırılmasının sosyo-politik, epistemolojik ve entelektüel temelleri realize edilmelidir. Zira bir dini zayıflatmanın ve pasifize etmenin en önemli metodlarından birisi de bütüncül yorumların dışlanarak, cımbızlama yöntemiyle spesifik ve lokal yorumların ön plana geçirilmesi kanalıyla, sanki dinin kendisinde büyük çelişkiler ve tutarsızlıklar varmış görüntüsü vererek, inananların zihninde şüphe oluşturup müminlerin dine olan bağlılığını ve samimiyetini zayıflatmaktır.

Bu metod uygulanırken dikkat edilecek en önemli husus sureti haktan görünmek, bol bol ayet ve hadis okumak, inandırıcı ve ilmi bir üslup takınmak, dini alabildiğince kötülememek, hatta çoğu kez insanların güvenini kazanmak için sahih ve doğru bir şekilde anlatmak, dini ritüelleri elden geldiği kadar uygulamak gerekir; ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus oryantalistlerin yaptığı gibi son derece kurnaz bir şekilde, inanç ve dinin pratikleri açısından hayati öneme sahip bazı yerlerde, peygamberimiz ve Kur’an hakkında bilimsel kisveli bir takım şüpheler uyandırmak, Islam kültürünün ve onun peygamberinin gerçekte ne kadar primitif (ilkel) ve kaba olduğunu ima etmek ön koşuldur. Ayrıca Islam dininin gerçekte, akıllı ve kurnaz bir kişilige sahip olan Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) tarafından, Hıristiyan rahip ve keşişlerden yararlanmak suretiyle tasarlandığı, uydurulduğu izlenimi uyandırmak temel hedeflerdendir. Zira bu yolla Müslümanlar dinlerinden şüpheye düşerek Islam’dan uzaklaşacaklardır. (Bakınız; Philip K. Hitti, Islam and the West, An Historical, Cultural Survey, D. Van Nostrand Co. Inc.Princeton, New Jersey, 1962. Ayrıca bu konular için K. Hitti’nin “History of Arabs” adlı eserlerine bakılabilir.)[2]

 

**********

 

KAYNAKLAR:

 

[1] Bu husustaki yazılarımız için bakınız;

http://belgelerlegercektarih.net/yeni-proje-laikligin-miadi-doldu-kuran-muslumanligi-verelim/

http://belgelerlegercektarih.net/ehl-i-sunneti-yikma-projesi-bol-parcala-yut/

http://belgelerlegercektarih.net/sadece-kuran-diyenler-gercekte-kurana-mi-cagiriyor/

http://belgelerlegercektarih.net/sunneti-inkar-harf-inkilabindan-daha-tehlikelidir/

http://belgelerlegercektarih.net/kemalizmin-din-oyunu-mezhep-ve-hadis-i-serifleri-inkar-13-bolum-uydurma-hadis-diyenlere-cevap/

[2] Prof. Dr. Lütfü Özşahin, Kaosun Jeopolitiği ve Dinler Arası Diyalog, Rağbet Yayınları, Istanbul 2005, sayfa 175-177. (Yazıyı kısalttık). Kitaplarında kendini gayet iyi ifade eden ve son derece isabetli tahliller yapan yazar, Twitter’da 140 karakter sınırından dolayı mıdır bilinmez bazen yanlış anlaşılmalara sebebiyet verecek twitler atmaktadır. Bu yüzden her sözü senet kabul edilmemelidir.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

www.belgelerlegercektarih.net

.

Bahis siteleri arasında en güvenilir bahis sitesini arıyorsanız tam olarak bu adreste yer almaktadır.

Tavsiye edilen en güvenilir bahis siteleri ve yüksek bonus veren bahis şirketleri için tutanbahis.com adresini ziyaret ediniz.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Close
Sosyal Medyada Biz!
Hesaplarımızı takip ederek en güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.