Çelişkili Zannedilen Hadisler – 1

*

celiskili oldugu iddia edilen hadisler, celiskili hadisler, kurana aykiri hadisler, uydurma hadisler,

Kur’ân’da çelişki olduğunu iddia eden ateistlerin sitesinden bir örnek… Sünnet inkarcıları da aynı mantıkla -hatta aynı ayeti delil getirerek- hadisleri inkar ediyorlar…

***

Hadis-i şeriflere ateistlerin zihniyetiyle bakan sünnet inkarcıları, aşağıdaki hadisin Kur’ân’a aykırı olduğunu iddia ediyorlar:

Ibn Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu:

“Ben insanlar Allah’tan başka ilâhın olmadığına, Muhammed’in de Allah’ın elçisi olduğuna şehâdet edinceye, namaz kılıncaya, zekât verinceye kadar onlarla savaş etmekle emrolundum. Bunları yaptılar mı, kanlarını, mallarını bana karşı korumuş (emniyet altına almış) olurlar. Islâm’ın hakkı hâriç. Artık (samimi olup olmadıklarına dair) durumları Allah’a kalmıştır.” (Buhârî, Imân 17; Müslim, Iman 36.)

*

Hadis inkarcıları, bu hadisin ne zaman, hangi sebep ve bağlamda söylendiğini bilmeden veya bilmezlikten gelerek Kur’ân’ın “dinde zorlama yoktur”(Bakara 256) ayetine aykırı olduğunu iddia ediyorlar. Tıpkı ateistlerin, bir ayetin ne zaman ve hangi sebep ve bağlamda indiğini göz ardı ederek başka bir ayetle çeliştiğini iddia ettikleri gibi.

Eğer bu hadisin arap müşrikleriyle yapılan bir savaş esnasında söylendiği anlaşılırsa, sorun kendiliğinden çözülmüş olur.

Nitekim Tevbe Suresi’nin 5. ayeti de söz konusu hadisle paralellik arz etmektedir:

“5 – Şu haram aylar bir çıktı mı artık o müşrikleri nerede bulursanız öldürün, yakalayın, hapsedin ve bütün geçit başlarını tutun. Eğer tevbe ederler ve namaz kılıp zekatı verirlerse onları serbest bırakın. Muhakkak ki, Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

*

Şu ayetler de konumuza ışık tutmaktadır:

Bakara Suresi

“190 – Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez.

191 – Onları nerede yakalarsanız öldürün ve sizi çıkardıkları yerden onları çıkarın. O fitne, öldürmeden daha şiddetlidir. Yalnız Mescid-i Haram yanında onlar sizinle savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. Fakat sizi öldürmeye kalkışırlarsa, hemen onları öldürün. Kâfirlerin cezası böyledir.

192 – Artık şirkten vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

193 – Hem bir fitne kalmayıp, din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla çarpışın. Vazgeçerlerse, düşmanlık ancak zalimlere karşıdır.”

*

Anlaşıldığına göre hadiste geçen insanlardan maksat Ehl-i Kitap değil, savaş halindeki müşriklerdir. Yani Müslümanlara işkence yapan, onlara saldıran müşriklerdir. Yukarıdaki ayetlerde görüldüğü üzere bunlarla savaşa zaten Kur’ân da izin vermektedir. Dolayısıyla bu hadis, savaşın gerekçesini değil, sonucunu açıklamaktadır.

Eğer hadislere ateistlerin zihniyetiyle bakarsanız, hadis inkarcısı olmanız kaçınılmazdır.

 

**********

 

Kadir Çandarlıoğlu

www.belgelerlegercektarih.net

.


1 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Close
Sosyal Medyada Biz!
Hesaplarımızı takip ederek en güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.