Acve Hurması Hadisi uydurma değildir, Bilim de inkar etmiyor!

Bildiğiniz gibi had(is)siz Caner Taslaman, bundan üç ay evvel Ebubekir Sifil ile yaptığı münazarada “Acve hurması” ile alakalı hadisi inkar edebilmek için stüdyoya acve hurması ve fare zehiri getirmiş ve; “madem bu hadise güveniyorsun, işte hurma, işte zehir…” diyerek cehaletini ortaya koymuştu. Merak ediyorum, Caner Taslaman sabetayist, yahudi dönmesi mi? Malum, sabetayistler belirli soyadları seçerler. Mesela birçoğunun son hecesi ‘men’ veya ‘man’ şeklinde olur: Alpman, Yalman, Berkmen, Kentmen, Ataman, Akkerman, Arman gibi. Acaba Tasla-man ismi de bunlardan mı? Mutlaka araştırılmalı… Ayrıca Dor-man ismi de araştırılmalı. Bunları TV’ye çıkaranların kökenleri de araştırılmalı. Böylece 1400 yıllık inancımıza kim neden saldırıyor ortaya çıkar. Ne gariptir ki, Ebubekir Sifil hocayla yaptığı tartışmada rezil rüsva olduktan sonra Caner Tasla-man‘ı TV’ye çıkaran ilk kanal CNN Türk oldu. Üstelik sadece bir hafta sonra… Böylece bu bidat ehlini kimlerin desteklediği bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Daha sonra ise Emre Dor-man‘ın programına çıktı. Sizce de bunda bir gariplik yok mu? Bu hususu okuyucuların ferasetine havale ediyorum…

Hurma mevzuuna Dr. Ahmet Gelişgen’in makalesinden bir bölümle başlamayı uygun gördük:

“Taslaman’ın, iyi niyetten uzak bir ruh yapısıyla ve demogog yapısıyla, oryantalist söylem eşliğinde İslam’ı küçük düşürmeyi ve zihnileri bulandırmayı amaçladığı, ayrıca bu alanda tribünlere oynadığı da açık. Daha programın başında, fare zehiri ve sözde acve hurması eşliğindeki şov yeteneğini de gözler önüne serdi ve bunu program boyunca sürdürdü. Bu özellikleriyle Taslaman, Ebubekir hocayı lafa boğmaya çalışsa da neticede kendisi ciddi bir hezimete uğradı. Arapça bilmediğini dahi ifade etti. Düşünün ki, tıp terimlerini dahi bilmeyen bir doktor taslağı, gazete kağıtlarından okuduğu Türkçe tıbbi bilgilerle, tüm tıp ilminin sakat bilgiler içerdiğini ve mütehassıs doktorların cümle icraatının da yanlış olduğunu haykırarak, tıp dünyasının olanca birikimini çöpe atmak istiyor! Hem de avaz avaz bağırarak! Bu tablo son derece trajikomik değil mi?

Ancak, bu hadiste Taslaman’ın söylediği bir mana yok. Hadislerin anlamalarını sözlüklerden öğrenmek büyük bir ilmi cinayettir. Sözlüğe bakar hadise anlam verirseniz, bir de onun üstüne Taslaman gibi fare zehiri içmeye kalkışırsanız, sonuçta “müntehir niyazi (intihar eden Niyazi) olursunuz. Hadislerdeki kelimelerin anlamını biz ancak Garibü’l-Hadis” eserlerinden anlayabiliriz. Bakınız, İbnü’l-Esir’in “en-Nihaye fi Garibi’l-Hadis” adlı eserinde, “semm” kökünden gelen “sâmme”’ye ne anlam verilmiş: “Sâmme, akrep ve arı gibi hayvanatın sokup da öldürmeyen salgısıdır” (Beyrut, 1997, II/363). Hadi buyurun bakalım. Demek ki Caner Taslaman’ın hocaları da hadisi yanlış terceme edip eline vermişler. İyi ki (!) Caner Taslaman hadislere inanmıyor. Bir de inansa, bu seviyedeki ilmiyle, acve hurmasını yiyip üstüne de fare zehiri içecek demektir, Allah muhafaza! Ondan sonra, hadisi şerifte, hemen bir tane ye de ondan sonra hemen zehir iç, anlamı yok tabi. Her gün aç karna 7 acve hurması yemek söz konusu. Demek ki, bu usulle bu mübarek nimet -ki Rasülülah (s.a.v.) Efendimiz’in kendi mübarek eliyle diktiği hurma çeşididir- her gün belli sayıda yiyince, vücutta mikroorganizmalara karşı koruyucu bir özellik/antibiyotik oluşturuyor. Bunda ne var ki şimdi? Bu çok mu garip bir özellik? Başkaca yediğimiz gıdalarda antibiyotik veya antiseptik özelliği olan yok mu? Soğan, sarımsak, bal, havuç, turp ve zencefil gibi bitkiler nasıl antibiyotik özellikler taşıyorsa, acve hurması da ayrı bir derecede aynı özellik taşıyor, demektir. İnternetten baktığımız kadarıyla, bu hadisin şerhlerini ele alan Arapça kaynaklar, her türlü hurmada koruyucu özelliğin bulunduğu, ancak acve çeşidinde bu özelliğin daha çok olduğu, hurmanın karaciğeri temizlediği ve bunların modern tıpta da ispatlandığı bilgisine yer verilmektedir.”[1]

Dr. Gelişgen’in ifade ettiği gibi sadece Arapça kaynaklar değil, batılı kaynaklarda da bu bilgiler mevcuttur. Buna dair bilimsel dergilerde neşredilmiş makalelerin linklerini yazının sonuna ekledik, oradan bakılabilir.[2] Dünya Sağlık Örgütü’nün 2017 yılı verilerine göre kanser, kalp hastalıklarından sonra dünyada ölüm nedenleri sıralamasında 2’inci sırada yer alıyor ve yalnızca 2015 yılında 8,8 milyon insanın hayatını kaybetmesine sebep oldu. Dünya çapında her 6 ölümden yaklaşık 1’i kanser kaynaklıdır.[3]

Buna mukabil Acve hurmasının en çok tüketildiği Suudi Arabistan’da ise kanser, ölüm nedenleri sıralamasında 5’inci sırada yer alıyor.[4]

Acve hurması ekstraktının, MCF7 hücrelerindeki Apoptozisi nasıl indüklediği gösteriliyor… Apoptozisi (programlanmış hücre ölümü) indükleyebilmek (uyarmak) kanser tedavisinde istenen bir durumdur. “Plos” dergisinde neşredilen “Ajwa Date (Phoenix dactylifera L.) Extract Inhibits Human Breast Adenocarcinoma (MCF7) Cells In Vitro by Inducing Apoptosis and Cell Cycle Arrest” başlıklı makaleden…
***

Prof. Dr. Mehmet Coşkunsel’in “Takdim” ve “Takdir” yazısıyla neşredilen “Hz. Peygamber Sünnetinde Sağlık Mucizeleri” isimli eserde Acve Hurması ile alakalı hadis hakkında şunlar yazar:

“Hz. Yusuf aleyhisselam’ın gömlek mucizesinden ilham alarak, ameliyatsız katarakt tedavisi için göz damlası icad eden ve 7 ilaç patenti sahibi olan Mısır Cumhuriyeti, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı Biyokimya Araştırma Merkezi Başkanı, “Kur’an ve Hadiste Ilmi I’caz” heyeti üyesi Prof. Dr. Abdulbasıt Muhammed Seyyid, Resulüllah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimizin kuşluk vaktinden sonra bir bardak sütle yediği yedi tane acve cinsi özel Medine hurmasındaki tıbbi mucizeyi şöyle açıklamaktadır:

“Tirmizi ve Ebu Davud’da rivayet edilen hadiste, Allah Resulü, ‘Kim ki sabahleyin yedi tane acve hurması yerse o gün ona sihir ve zehir tesir etmez ve acve cennettendir, onda zehire karşı şifa vardır’ buyurmaktadır. Allah Resulü, Hayber’de zehirlendiği günün sabahında yedi adet acve hurmasından yemişti ve etteki o zehir zarar vermemişti. Allah’ın korumasında olan Allah Resulü bu sebeple kurtulurken, yanındaki sahabe o zehirden vefat etmişti.

Yapılan bilimsel araştırmalarda, bir ay süreyle günde 7 tane acve hurması yiyen kimse zehirli maddelere karşı direnç kazanır. Akü ve benzeri kimyasal madde işleyen fabrikalarda çalışan insanlar üzerinde yapılan deneyler neticesinde, böbrekleri felç eden, kurşun ve asit zehirlerine karşı acve hurmasında var olan anti zehir (detoksikan) maddesinin, koruyucu görevi yaptığı tespit edilmiş. Bu konuda başta Ingiltere’nin ‘Telepati’ cemiyeti olmak üzere, muhtelif araştırmacılar tarafından 120 araştırma yapılmış ve sonuçları da yayınlanmıştır. Bu araştırmalardan biri de Goldman ve Andrea Wel adında iki Yahudi araştırmacıdır. Bunlardan Andrea Wel, “Yedi hurma yeter” konulu araştırmasında zehirlenmeye karşı 7 adet acve hurması yemenin zehire karşı panzehir olduğunu tespit etmiştir ki, Onun bu tespiti Müslüman olmasını sağlamıştır…

Bu acve hurmasının bir yönüdür, diğer bir yönü de sihirin etkisine karşı koruyucu bir özellige sahip olmasıdır. Dr. A. Basıt, Resulüllah’ın bu tıbbi mucizesini de şu şekilde açıklıyor:

Araştırmalara göre, acve hurması sindirildiğinde bütün vücuda mavi renkte bir manyetik dalga yayar, görünmez, ancak cihazlarla tespit edilebilen bu mavi renk dalgası ve halkası 12 saat vücutta kalır. Sihrin etkileyemediği tek renk mavidir. Yani sihir ve haset etkisi mavi rengi delip geçmiyor. Bütün renkleri yutan sihir gücü, mavi rengi yutamıyor ve böylece sihir bozuluyor. Acve hurmasının vücuda yaydığı bu mavi hat, aynı zamanda, nazar ve haset eden gözlerin vereceği zararları da def ederek kişiyi Allah’ın izniyle, Allah’ın koruduğu kanunlarla koruyor.

Ayrıca sütle birlikte alınan 7 acve hurmasının oluşturduğu besin, ihtiva ettiği, karbonhidratlar, proteinler, vitaminler, madensel tuzlar ve yağlarla, 800 kalori enerji verir ki, bu da söz konusu besinin tesadüfen tercih edilen bir besin olmadığını gösterir. Bu da ilahi ilhama dayalı bir bilgi olduğunu gösterir. Yoksa, bütün bu gerçekler, hiçbir teknolojik tıbbi cihazların bulunmadığı, tahlil ve deneylerin yapılmadığı 14 asır önce, okuma yazması bile olmayan bir zat tarafından nasıl bilinebilir?”[5]

Eğer hadisleri anlamadan inkar ederseniz, sonunuz Caner Taslaman gibi olur. Ayrıca bu had(is)siz, programa deve idrarı da getirmişti. Bunun cevabını Ebubekir Sifil bir video ile verdi.[6] Biz de daha evvel bu hususta bir makale neşretmiştik.[7]

Her zaman olduğu gibi bir kez daha gördük ki; Batıl yok olmaya mahkumdur!

**********

KAYNAKLAR:

[1] Dr. Ahmet Gelişgen’in yazısı için bakınız; http://www.reddiyeler.com/popup/haber-yazdir.asp?haber=575

Dr. Gelişgen’in bahsettiği makale için bakınız; http://mawdoo3.com/%D9%85%D8%A7_%D9%81%D8%A7%D8%A6%D8%AF%D8%A9_%D8%AA%D9%85%D8%B1_%D8%A7%D9%84%D8%B9%D8%AC%D9%88%D8%A9

[2] Batılı kaynaklar için bakınız;

– “Plos” dergisinde neşredilen “Ajwa Date (Phoenix dactylifera L.) Extract Inhibits Human Breast Adenocarcinoma (MCF7) Cells In Vitro by Inducing Apoptosis and Cell Cycle Arrest” başlıklı makale:

http://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0158963#pone-0158963-t001

Bu makalede Acve hurması ekstraktının, Apoptozisi indükleyerek ve hücre döngüsünü bloke ederek insan göğüs Adenokarsinoması (MCF7) hücrelerini in Vitro olarak nasıl engellediği bilimsel olarak ve görsellerle ortaya konuyor. Apoptozisi (programlanmış hücre ölümü) indükleyebilmek (uyarmak) kanser tedavisinde istenen bir durumdur.

– “Journal of Agricultural and Food Chemistry”de neşredilen “Antioxidant and Anti-inflammatory Assays Confirm Bioactive Compounds in Ajwa Date Fruit” başlıklı makale için bakınız;

http://pubs.acs.org/doi/abs/10.1021/jf401371v

– “International Journal of Molecular Sciences”da neşredilen “Date (Phoenix dactylifera) Polyphenolics and Other Bioactive Compounds: A Traditional Islamic Remedy’s Potential in Prevention of Cell Damage, Cancer Therapeutics and Beyond” başlıklı makale için bakınız:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4691153/

[3] Dünya Sağlık Örgütü’nün verileri için bakınız; http://www.who.int/mediacentre/factsheets/fs297/en/

[4] http://www.who.int/medicines/areas/coordination/Saudi_ArabiaPSCP_Narrative2012-04-18_Final.pdf

[5] Ahmet Altun, Hz. Peygamber Sünnetinde Sağlık Mucizeleri, 3. Basım, Istanbul 2012, sayfa 179-181.

[6] Ebubekir Sifil’den Caner Taslaman’a deve idrarı cevabı: https://www.youtube.com/watch?v=t2SYEjH5piU

[7] Deve idrarı hadisi uydurma değil, adeta bir Mucizedir:

http://belgelerlegercektarih.net/deve-idrari-hadisi-uydurma-degil-adeta-bir-mucizedir/

**********

Kadir Çandarlıoğlu

www.belgelerlegercektarih.net

.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Close
Sosyal Medyada Biz!
Hesaplarımızı takip ederek en güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.